Etiket: basit

  • Marka Peşinde Koşmanın Anlamsızlığı Üzerine

    Son zamanlarda etrafa bakınca herkesin bir “gösteriş yarışında” olduğunu fark ediyorum. Her şey logolarla, etiketlerle, kimin ne giydiğiyle ölçülüyor. Sanki üzerindeki marka büyüdükçe insanın değeri de büyüyormuş gibi bir algı var. Ve açık söyleyeyim…
    Bu bana çok boş geliyor.

    Yanlış anlaşılmasın; tabii ki dış görünüşümüze özen gösterelim. Temiz, düzenli, şık olmak hepimizin kendine saygısıyla ilgili bir şey. Ama “şu çanta şu markadan olsun”, “bu ayakkabı şu sezon olsun”, “herkesin aldığı ürünü ben de almalıyım” düşüncesi… işte orada kopuyorum.

    Bir insanın kim olduğunu, nasıl biri olduğunu anlamak için baktığım son şey markasıdır. Üzerindeki logonun büyüklüğü değil, davranışlarıdır benim için. İnsanlara nasıl konuştuğu, nasıl bir enerji taşıdığı, karakteri, hafifliği, nezaketi…

    Gerçekten komik geliyor bazen. Birileri binlerce lirayı logoya veriyor ama aynı insanlar bir selamı, bir nezaketi çok görüyor. Marka taşıyorlar, görgü, zarafet taşımıyorlar.
    Benim için değer orada başlıyor zaten: sessiz şıklık. Uğraşmadan, bağırmadan, abartmadan… İyi hissettiğin için giyinmek. İnsanların gözüne sokmak için değil.

    Kısacası, markayı hayatının merkezine koyan insanlar bana bir şey ifade etmiyor. Kişi ne ise odur. Bunu da çantası değil, yaşam şekli gösterir.