ya olmamışlık kavramını detaylı bir inceliyelim mi?

Olmamışlık…

Böyle okuyunca, söyleyince çok yükseklerden söylemişler gibi geliyor, değil mi? Aksine ben şöyle düşünüyorum: Herkes biraz olmamıştır.

Ben birine göre olmamışımdır, biri bana göre olmamıştır. Herkesin hayatta çok iyi olduğu konular vardır, bir başkasının da o konuda bilgisi yoktur. Bu çok normal.

Ancak olmamışlık ne zaman can sıkıyor biliyor musunuz? O ana göre “Okey, bu konuda çok fikri, deneyimi yok.” dediğin, hayatın içinde idare ettiğin insanların sana ahkam kesmesiyle…

İşte o noktada bende tüm hoşgörü, tüm merhamet yok oluyor. Yine de içimden bir “S.ktirrrrrr g.t be.” diyorum, yoluma dönüyorum…

Aslında herkes yerini bilse, tüm olmamışlar olarak bir arada saygıyla kalabilsek, herkes olacak. :)))

Herkes o kıvama gelecek ama yok… Yaşamın döngüsü bu. Birileri hadsizlik yapacak, sen ağzının payını vereceksin. Sonra o birileri için sen çok ukala olacaksın…

tamam, ben ukalayım. Ben saygısızım. Ya, açıklamayacağım sana kendimi kardeşim…

Ben kendi olmamışlığımı oldurmaya çalışacağım. Sen de kendininkini oldurursun umarım. Benim enerjim artık buna yetmiyor..

Yorumlar

Bir yanıt yazın